Ana Sayfa DÜNYA, GÜNDEM 4 Temmuz 2018 4 Görüntüleme

Avrupa Birliği dağılma sürecinde

Türkiye – Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı’ndan Prof. Dr. Faruk Şen, Avrupa Birliği’ne ilişkin dikkat eken değerlendirmelerde bulundu.

Faruk Şen, “Avrupa Birliği geçtiğimiz hafta zirvesini yaptı ve AB Başkanlığı, Bulgaristan’dan Avusturya’ya geçti. Avusturya AB’nin küçük ülkelerinden biri fakat ilginç, sert bir politika uygulayan bir ülke. Her açıdan Almanya’dan etkilenen Avusturya, Almanya’nın 10’da 1 nüfusuna sahip. 505 milyonluk nüfuslu İngiltere’nin Mart 2019’da Avrupa Birliği’nden ayrılmasından sonra 27 ülkeye doğru 460 milyon sınırına düşecek olan AB’nin, 2018 bütçesi 144,9 milyar euro. AB’yi dağılma sürecine getiren olay mültecilerin dağıtılma konusu” ifadelerini kullandı.

27 ÜLKEYE DOĞRU

“İtalya, mülteciler konusunda kendini ve Fransa’yı koruyacak bir işlev içerisine girerken, kabak yine Almanya’nın başına patlama sürecinde” diyen Şen şöyle devam etti:

“Alman içişleri bakanı Seehofer, Hristiyan Sosyal Parti’nin Başkan’ı olarak mültecileri kendi ülkesinde istemiyor. 81 milyonluk Almanya’da şuan da 900 bin kadar Suriyeli mülteci var. Seehofer bunları da ilk geldikleri ülkeye gönderme çerçevesinde Almanya dışına çıkarmak istiyor. Avrupa Birliği, Türkiye’ye ikinci dilim olan 3 milyar euroluk parayı vermeye kararlaştırırken, bu konuda Türkiye’ye belirli mültecileri de tekrar geri göndermek istiyor. Yunanistan’a mülteciler gitmesin diye sınırları çok ciddi kontrol altına alan Türkiye’ye karşı haksızlıklar devam ediyor.”

MERKEL ÇOK ZOR DURUMDA

Faruk Şen, şu değerlendirmeleri yaptı:

“AB’de Merkel hükümeti ciddi bir şekilde zorlukla karşı karşıya. Koalisyon hükümetinin dağılması halinde Almanya ister istemez erken seçime gidecek ve erken seçimde ne hristiyan demokratlar nede sosyal demokratlar başarılı bir sonuç alamayacağı için Almanya için Alternatif partisi tekrar büyüyecek. Angela Merkel’in olmadığı bir Almanya, Avrupa Birliği’nde de etkenliğini sürdüremeyecek. Macron politikası, AB’ye yön verecek bir politika değil . Bunun için şimdiden Avrupa Birliği’nde yeni bir kriz atmosferine girilmiş bulunuyor.

YUNANİSTAN TEKRAR KRİZE YÖNELİYOR

Yunan Başbakanı Çipras, Angela Merkel’in sevdiği bir lider olarak bu yılın sonuna kadar belirli reformları gerçekleştirmek zorunda. Bu reformların gerçekleşmeyeceğini Yunanistan’ı tanıyan herkes biliyor. Yunanistan’dan sonra Bulgaristan, Romanya kritik ülkeler. Macaristan, AB’ye ters düşmeye devam ediyor. Ekonomik krizi atlatan İspanya, Portekiz olumlu sinyaller verirken İtalya’dan gelen sinyaller kötü . Amerika Birleşik Devletleri ile ciddi bir ekonomik savaşa giren AB’nin geleceği hakikaten krizli bir konumda. Bu güne kadar kendini idare eden ve dünya politikasında en azından ekonomik açıdan söz sahibi olan Avrupa Birliği, krizli bir dönemin içine girmiş bulunuyor.

TTİB YERİNE KORUMACI EKONOMİ

Obama zamanında Amerika Birleşik Devletleri ve AB arasında kurulması planlanan TTİB’in tamamiyle gündemden düşmesi. Trump’ın ekonomik saldırgan ve milli ekonomi politikası AB’yi ciddi bir çıkmaza itmiş bulunuyor. Bu açıdan AB gerek İran konusunda gerek Rusya konusunda AB’ye ters bir politika izlemiş bulunuyor. Angela Merkel, Trump’a karşı hiçbir sıcak ilgi duymadığı için ekonomik savaşın daha da güçleneceğinden hareket edebiliriz. Türkiye bu gelişmeler çerçevesinde AB’nin de ekonomik krizinden büyük ölçüde etkilenirken mülteci sorununda yeni yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. ABD’nin İran’a yönelik politikası, İran’dan Türkiye’ye önümüzde ki yıllarda göçüde hızlandırabilir.”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com